17 Haziran 2016 Cuma

Bir Özlem Aldı Beni

Canım acayip sıkıldı ben de yazayım dökeyim içimde ne kaldıysa,dedim. Bugün - her ne kadar saat 00.25 olması nedeniyle cumartesiye girmiş olsak da cumadan bahsediyorum- güzel bir gün değildi pek. Herkes karne günlerini çok sever değil mi?

Yaz tatili geldi, eğleneceğiz, tatile gidiceğiz diye düşünüp koca bir sene boyunca şu 3 aylık dilimi bekler durur. Bense yaz tatilinden nefret eden biriyim. Her yaz tatili geldiğinde ömrümden bir sene daha çalmışlar gibi hissediyorum. Bin kere daha aynı seneyi yaşayabilecek bir özlem varken yaza girmek berbat bir şey.

Çünkü biliyorum ki her sene o hazin sona yaklaşıyoruz. Hayır, daha tam olarak ölümden bahsetmiyorum. Elbette o her şeyin sonu ve ayrıca bir başlangıcı da olsa ben daha küçük molalardan bahsediyorum.

Ben liseden ayrılmak istemiyorum. Çünkü takvimde yıl sayısı her atışında sorumluluklarımız dağ misali omuzlarımıza yükleniyor. Üniversiteye gideceğiz, işe başlayacağız, sonra çevre baskısıyla evleneceğiz belki- hayırlısı elbette- sonra hayat bayat bir tat bırakacak damağınızda. Hayallerimizi nereye sıkıştıracağız peki?


Ben tüm Türkiye'yi görmek istiyorum. 81 ilini de ayrım yapmadan milimi milimine gezmek istiyorum. Hakkarisiyle, Trabzonuyla, Muğlasıyla ve İstanbuluyla...


Ah İstanbul ah! İlk görüşte aşka inanmayanlara çamur attım seni gördükten sonra. Memleketimden daha çok seviyorum senin havanı. Bazen kendi kendime senin için şarkı mırıldanıyorum. "Bakkala diye çıkıp sana gelesim var." diye. Eğer nasip olacaksan bana, liseyi hızlı geçirmekten hiç bir şikayetim kalmaz. Toprağına hasta oldum ben senin, nedendir bilinmez.


Ne zaman aklıma düşse böyle hayaller, çöllerde gezen bedevi derler ya. Hah! Aynı onlara dönerim, gidebilmek için bir yol ararım kendimce. Gidip bir bilet alasım gelir ama burada akıp giden bir hayatım var elbet. Bazen insanlarını samimi olmamakla suçlarım ama sonra suskunlaşırım. Ne haddime benim başkalarının samimiyetini sorgulamak?

Hele bir bu memleketten çıkayım gezilecek çok yer var zaten de. Önce mükemmel bir Karadeniz turu. Özellikle Rize elbette! Sonra Kaş'a gidesim gelir. Oradan şu meşhur Bodruma uğrayacağım bir ara. Sonra Ege Akdeniz sahillerini talan edeceğim. Oradan Marmara'ya kaçacağım müsaadenizle. İlk işim Tarabya sahilinde oturup orada heykelleşmeyi beklemek olacak. Böyle oturup bir yıl kalkmayasım var çünkü. Sonra Kadıköy'ü hep merak etmişimdir. Altını üstüne getireceğim oranın da.

( Tarabya Sahilmiş. Biraz google'ın yalancısıyım. )

Fatih ve Şişli'yi de merak etmişimdir hep. Beşiktaş'ı unutmayın ama. Sonra Üsküdar da var. Bunlar aklıma gelenler elbette. Gezilecek bir sürü yer var zaten. Her ne kadar önceden üç kere ziyaret etmiş olsam da tekrar tekrar geleceğim. Bir kere daha Galata'ya tırmanacağım. Sonrası Allah Kerim.


İşte şimdilik böyle bir ruh halindeyim. İstanbul özleminden hallice anlayacağınız. Neyse konu nerelere geldi taa. Ben yavaştan kaçayım en iyisi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder